Arıların doğanın en stratejik canlılarından biri olduğunu ifade eden Akıncı, “Arılar; toprağın bereketini, üretimin devamlılığını ve ekosistemin dengesini sağlayan görünmez emekçileridir. Tarımsal üretimin temelini oluşturan tozlaşma faaliyetleri sayesinde milyonlarca canlı türünün yaşam döngüsüne katkı sunuyorlar. Sofralarımıza ulaşan her üç gıda ürününden biri doğrudan arıların emeğiyle hayat buluyor” dedi.
Son yıllarda iklim değişikliği, bilinçsiz tarımsal ilaç kullanımı, çevresel kirlilik ve doğal yaşam alanlarının azalmasının arı popülasyonları üzerinde ciddi tehdit oluşturduğunu belirten Akıncı, bu durumun yalnızca ekolojik değil aynı zamanda ekonomik ve tarımsal açıdan da büyük risk taşıdığına dikkat çekti.
Arıların korunmasının sürdürülebilir tarım politikalarının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Akıncı, şunları kaydetti:
“Arıların azalması; üretimde verim kaybı, biyolojik çeşitliliğin zayıflaması ve doğal yaşam zincirinin zarar görmesi anlamına gelir. Bu nedenle arı dostu üretim modellerinin yaygınlaştırılması, doğal floraların korunması ve çevreye duyarlı tarım uygulamalarının desteklenmesi büyük önem taşıyor.”
Dünya Arı Günü’nün toplumsal farkındalığın artırılması açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Akıncı mesajını, “Doğanın sürdürülebilirliği için arıları korumak ortak sorumluluğumuzdur. Arılar yaşarsa üretim yaşar, üretim yaşarsa gelecek güvence altında olur” sözleriyle tamamladı.